27 Mart 2018 Salı

SANA, BURAYA, KENDİME



Aslında adım atacağım bu yeni süreçte başka bir blog açıp açmama konusunda kararsızım . Ama yine de ilk yazım burada olsun ; kendime ilk adım , kendime dönüş..
Dört gün sonra sınavım var . Bundan bir önceki sınavda hayatımın en kötü notunu aldığımı söylesem bu sınavda iyi bir not almam gerekeceğini düşünürsünüz büyük olasılıkla. 
Neden mi yazıyorum ? Artık şu kaygı ve mutsuzluk hali kalksa üzerimden de yaşama ait olsam diye yazmaya karar verdim . Şu an ders çalışmam gerekirken sana buraya kendime bir şans daha vermeye niyet ettim . Adım adım ilerledikçe sende benle beraber gör , şahit ol ve destek ol istedim . 
Bak hemen son cümlede kendimi ele veren bir eylem kullandım: 'Destek ol ! '. Ne kadar çaresiz , mutsuz , yalnız ,zaman zaman boşluğa bırakılmış gibi hissettiğimi ve ellerimden tutulmasına , omuzlarımın hafifçe sarsılmasına , gözyaşlarımın silinmesine , sırtımın sıvazlanmasına ne kadar ihtiyacım olduğumu bil diyen çığlıklarım var . Artık susturamıyorum , her bastırdığım yerde kara delikler oluşuyor. 
Bunu yazdıktan sonra aklıma Stephen Hawking ' in kara delikler hakkında dedikler ile parallellik kurmak istedim ve google da bakarken onunda benim tam istediğim şekilden daha güzel bir biçimde bağlantı kurduğunu görünce ister istemez bir mutluluk kıvılcımı parladı.

"Bu konferansın verdiği mesaj, kara deliklerin aslında gösterildiği kadar siyah ve bir zamanlar düşünüldüğü gibi ebedi hapishaneler olmadıklarıdır. Her şey, kara delikten dışarıya veya başka bir evrene bile çıkabilir. Dolayısıyla eğer bir kara delikte olduğunuzu düşünüyorsanız, pes etmeyin, bir çıkış yolu var" 
Stephen Hawking