8 Haziran 2015 Pazartesi

Yıllar yıllar ne kadar çabuk geçiyor değil mi ?
Her şey değişiyor  sürekli , ama bazı şeyler de hep aynı kalıyor biraz sanki.
İnsanoğlu bu kadar ayrıştırmaya rağmen duygular çok da takmıyor.
Biz bizden olmayanların peşine düşüyoruz.
Biz bizimle olamayacak sevdalar istiyoruz.
Seçimlerimiz bazen değil belki hep kolaya kaçıyor.
Ama aslında biz bu dünyaya bilinmeyenin peşine indik.
Sözde bilinmeyen özde bilinen olsun kanımıza karışsın diye.
Aslında biz bilinmeyenlerin aslında çok ezelden beri  çokça tanınan olduğunu öğrenmeye geldik.
Biz delice yaşamak için geldik ve bunda büyük huzur bulduk.
Şu sistem dünyası tersini söylesede..
Sevmek istedik işte tam bu şarkıdaki gibi belki ..
Selam olsun bizimle olmuş, bizimle olan ve  bizimle olacak tüm sevdalara ,belki sevda sanılanlara, hiç sevda olmamışlara varsa öyle birşey..
DUMAN -BAL 




7 Haziran 2015 Pazar

İMKANSIZIN ŞARKISI ( Norwegian Wood )

‘’ Bu kitabı  ben yazmak isterdim.’’

Norwegian wood  içindeki atmosferi ve kitaptaki karakteriyle beni gerçekten etkiledi. Gerçekçiydi , dürüsttü . İnsanların  hikayelerini dinlemek üzere hayata gelmiş bir ana karakter olan Vatanabe’ nin hayatının bir kesitini kendi cümleleriyle anlatıyor . Hayatın doğal akışı gibi kitapta öyle akıveriyor ve bu da bana kitabı  kesintisiz okumamı ve bundan büyük keyif almamı sağladı.Öyle ki bırakmak istemedim ve bitirince biraz huysuzlandım sanırım. :D
Bir uyarı olarak kitap fazlasıyla erotizm içeriyor ve bu alışkın olmayanlar için sorun yaratabilir. Ama benim gibi önceden Murakami okuyanlar için sıkıntı yaratacağını düşünmüyorum.



 Kitabı okumak isteyenler aşagıdaki kısımı okumasın! :))
 Kitaptaki  yetişkinlere hitap eden kısımların sadece bir tanesi beni fazlasıyla rahatsız etti o da sondaki bölümdü. Naoko  yüzünden sevdiği kızla ilişkiye girmekten kaçınan ana karakterimizin sonunda kendinden 19 yaş büyük Reiko ile öyle içlerinden geldiği için ilişkiye girmeleri fazlasıyla tuhaftı. Orası olmayabilirdi. Murakami seviyorum diye eleştirmekten geri kaçınmam. Neyse yazarın ne düşünerek yazdığını tabi bilemem. Sadece kendi değerlerim açısından değil kitabın karakterine uygunsuz ve gereksiz gördüm.

Kitapta atlanamayacak en önemli şey bol bol müzik vardı 60’ların esintisini getiren. s
En sevdiğim  ikisini  aşağıda paylaştım.:))

1) The beatles - norwegian wood (kitaba ismini veren şarkı)

    
2)Henry Mancini - Dear Heart