Böyle bir kitap yoktu.
Bu kadar gerçek ..
Bu kadar insanı ortaya koyan ..
Kendimi yakın bulduğum bir kaç kitaptan biri olabilen..
Lizbon ' a Gece Treni , bir adamın bir gün gününü diğer günlerden farklı kılan bir kadınla
karşılaşmasıyla ve o kadının dediği bir kelime ile büyülenip kendini hiç bilmediği bir yolculuğa
çıkarken bulmasıyla başlar.
Kitapta sonradan sevdiğimi farkettiğim en güzel şey bir yerden bir yere yolculuklardı.
Yürüyerekte olsa , trenle de olsa , arabayla da olsa ...
Yolda olma , yolda düşünme ve iç dünyaya yolculuk .
Ana karakterin kusuruz olmaması ;
belli kalıplarının , bir şeylere adapte olmakta zorluk çeken inatçılığının,
yani insan olması kitaba saygı duymam da ki en önemli olguydu.
Yaşarken yanılabileceğinin ama yine de
yolda olunduğunun buram buram yazılışıydı bu kitap.
Kitabı anlatmaya kesinlikle sözcükler yetmeyecek biliyorum.
Yazdıklarımda kendinizi bulduysanız biraz alın okuyun derim :)))

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder